Hangi çalışma tespit edilir?
Hizmet tespiti davası, hizmet sözleşmesiyle fiilen yapılan ancak SGK kayıtlarına doğru yansımayan çalışmanın belirlenmesini sağlar. Hiç sigorta yapılmaması, çalışılan günlerin eksik bildirilmesi veya ücretin gerçeğe aykırı düşük gösterilmesi farklı tespit taleplerine yol açabilir. Amaç yalnızca bir kayıt eklemek değildir; gerçek çalışma, dönem ve kazanç ortaya konulmalıdır.
Örneğin bir atölyede her gün çalışan kişinin yalnızca belirli aylarda sigortalı gösterilmesi halinde, eksik dönemlerin nasıl geçtiği araştırılır. Bordrolar, banka ödemeleri, işyeri kayıtları ve o dönemde çalışmayı bilen kişiler buna yardımcı olabilir. İşyerinin faaliyeti, çalışan sayısı ve işin niteliği de araştırılır. Sadece tarafların anlaşması veya işverenin sonradan “çalıştı” demesi, gerçek çalışma araştırmasının yerini tutmaz.
Dava kural olarak işverene karşı açılır ve SGK'ya mahkeme tarafından bildirilir. Kısmi süreli çalışma varsa günlerin hesabı, tam zamanlı çalışmayla aynı şekilde kurulamaz. Ücretin eksik bildirilmesi de gün eksikliğinden farklı deliller gerektirebilir.
Beş yıllık süre ve önemli istisna
Bildirilmeyen ve Kurumca tespit edilmeyen hizmetler için, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvuru gerekir. Bu süre hak düşürücüdür; emeklilik zamanını beklemek hak kaybına yol açabilir.
Çalışmanın kanunen gerekli belgelerle SGK'ya bildirilmiş veya Kurumca fiilen ya da kayden tespit edilmiş olması, beş yıllık sürenin uygulanmasını değiştirebilir. Hangi dönemin bildirildiği ve arada kesinti olup olmadığı ayrıca belirlenir; herhangi bir SGK kaydı bütün eski çalışmalar için sınırsız dava hakkı vermez. Hizmet sözleşmesine tabi zorunlu sigortalılık tespiti için dava öncesi SGK başvurusu zorunlu değildir; zorunlu arabuluculuk da uygulanmaz.