Tapudaki satış gerçek olmayabilir

Mirasbırakan bir taşınmazını gerçekte bağışladığı hâlde, mirasçıdan mal kaçırmak için tapuda satış gibi göstermiş olabilir. Bu durumda mirasçı, ölümden sonra kendi miras payı için tapu iptali ve tescil isteyebilir. Bu hak yalnızca saklı payı olan mirasçılara ait değildir; miras hakkı zarar gören diğer mirasçılar da talepte bulunabilir.

Örneğin babanızın evini bir çocuğuna sattığı tapuda yazmasına rağmen bedel ödenmemişse, satışın gerçek amacı tartışılabilir. Bedel ödenmemesi tek başına sonucu belirlemez. Alıcının ödeme gücü, mirasbırakanın satış ihtiyacı, aile ilişkileri ve diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar gerçek iradenin anlaşılmasına yardımcı olur.

Her eşitsiz paylaşım mal kaçırma değildir

Gerçek bir satış veya karşılığı olan bakım ilişkisi, sırf mirasçıların hoşuna gitmediği için iptal edilemez. Mirasbırakanın gerçek amacı mirasçıdan mal kaçırmak olmalıdır. Açıkça bağışlanan taşınmazlarda ya da bedeli mirasbırakanca ödenip baştan başka kişi adına alınan mallarda bu dava türü aynı biçimde uygulanmaz; saklı pay ihlali varsa tenkis gibi başka haklar gündeme gelebilir.

Bu nedenle tapu işlem belgeleri, ödeme kayıtları ve olayları bilen tanıkların anlatımları birlikte ele alınır. Taşınmaz sonradan başka birine devredilmişse, yeni alıcının iyiniyeti de tapu talebini etkileyebilir.

Süre ve kapsam

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi kural olarak zamanaşımına veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Bu durum, bütün miras davalarının süresiz olduğu anlamına gelmez. Aynı işlem için tenkis istenecekse, o talebin bir ve on yıllık süreleri ayrıca korunmalıdır. Mirasbırakanın sağlığında henüz doğmamış miras hakkına dayanarak bu dava açılamaz.

Miras Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar