Takip öncesinde alacağı ortaya koymak

Genel haciz yoluyla ilamsız takip, para veya teminat alacağı için mahkeme kararı olmadan başlatılabilir. Alacaklının her durumda elinde senet bulunması şart değildir. Buna karşılık takibe itiraz edilirse alacağın dayanağı ve delilleri sonraki dava veya başvuruda belirleyici olur. Sözleşme, teslim belgesi, fatura ve banka kaydı, aynı borç ilişkisini tutarlı biçimde göstermelidir.

Örneğin malı teslim eden bir tedarikçinin elinde fatura bulunması, malın teslimine ve bedelin ödenmediğine ilişkin bütün tartışmayı tek başına bitirmez. Teslimin kime ve ne zaman yapıldığı, vade, kısmi ödemeler ve faiz talebi de belirlenir. Borcun muaccel olması, yani ödeme gününün gelmiş olması gerekir. Faizin türü ve başlangıcı alacak ilişkisine göre değişir; bütün dosyalara tek oran uygulanmaz.

Yedi günlük itiraz ve sonraki adım

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Borcun bir kısmına itiraz ediyorsa itiraz ettiği tutarı açıkça belirtmelidir. Takibin dayandığı senetteki imzayı reddediyorsa bunu da ayrıca ve açıkça bildirmelidir. Süresinde itiraz, itiraz edilen kısmın takibini durdurur.

Alacaklı, uygun belgeye dayanıyorsa itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İtirazın iptali davası ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır. İtiraz edilmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir; tahsil, borçlunun haczedilebilir mal ve alacaklarının bulunmasına da bağlıdır.

Takip başlatmak için her para alacağında arabuluculuk şartı yoktur. Ancak itiraz sonrası açılacak dava ticari, iş veya diğer zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıksa dava öncesi başvuru gerekir. Zorunlu arabuluculukta büroya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Alacağın zamanaşımı kendi hukuki dayanağına göre belirlenir.

İcra ve İflas Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar