Genel çerçeve

İş sözleşmesi sona erdiğinde “ne kadar tazminat alırım?” sorusundan önce feshin kim tarafından, hangi tarihte ve hangi gerekçeyle yapıldığı belirlenmelidir. Kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve izin alacakları ile işe iade talebi aynı koşullara ve aynı sürelere bağlı değildir. Özellikle işe iade için kısa hak düşürücü süre bulunduğundan belgelerin sonradan toplanması beklenmemelidir.

Fesih tarihini ve gerekçesini belgeleyin

Yazılı fesih bildirimi, SGK işten ayrılış kaydı, bordrolar, banka ödemeleri, iş sözleşmesi ve görev değişiklikleri aynı dosyada tutulmalıdır. İşverenin kullandığı çıkış kodu tek başına uyuşmazlığın hukuki sonucunu belirlemez; fiilî olaylar ve fesih bildirimi birlikte incelenir.

İşçi istifa dilekçesi imzalamışsa bunun tarihini, metnini ve hangi koşulda verildiğini saklamalıdır. Boş veya sonradan doldurulabilecek belge imzalanmamalıdır. İbraname, bordro ve ödeme belgesi aynı işlevi görmez; imzanın etkisi belgenin içeriği ve kanunî koşullarına göre değerlendirilir.

Hangi alacak başlıkları ayrı hesaplanır?

Somut koşullara göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve sözleşmeden doğan başka haklar gündeme gelebilir. Her kalemin çalışma dönemi, hak kazanma koşulu ve delili farklıdır.

Yıllık izin kullandırıldığını işverenin imzalı izin kayıtlarıyla göstermesi beklenir. Fazla çalışma ve tatil çalışmasında işyeri kayıtları, giriş-çıkış verileri, yazışmalar, bordrolar ve gerektiğinde tanık anlatımları birlikte değerlendirilir. Hesap yapılırken brüt-net ayrımı, düzenli yan haklar ve zamanaşımı ayrıca dikkate alınır.

İşe iade için kimler ve hangi süre içinde başvurabilir?

İş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için genel olarak işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması, sözleşmenin belirsiz süreli olması ve işçinin kanundaki işveren vekili istisnası dışında kalması gerekir. Aynı işkolundaki işyerleri ve kıdem hesabı gibi ayrıntılar somut olayda ayrıca incelenir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesine göre feshin geçersiz olduğu iddiasıyla işe iade isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu süreler sıradan alacak zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.

Arabuluculuk yalnız işe iade için mi zorunlu?

Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacak ve tazminatları ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak düzenler. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bu genel kuralın istisnasıdır.

Başvuruda talepler açıkça yazılmalıdır. “Bütün haklarım” ifadesi yerine kıdem, ihbar, ücret, izin, fazla çalışma ve işe iade gibi başlıkların olayla uyumlu biçimde belirtilmesi, sonradan kapsam tartışmasını azaltır.

İlk hafta için kontrol listesi

İşveren de fesih gerekçesini ve dayanak kayıtlarını tutarlı biçimde korumalı; sonradan değişen gerekçelerden kaçınmalıdır. Arabuluculuk görüşmesinde ödeme kalemlerinin brüt/net niteliği, ödeme tarihi ve işe dönüş koşulları açık yazılmalıdır.

  • Fesih bildiriminin ve tebliğ kaydının kopyasını alın.
  • SGK işten ayrılış kaydını kontrol edin.
  • Son bordrolar ile banka ödeme dökümlerini saklayın.
  • İş sözleşmesi, görev tanımı, vardiya ve giriş-çıkış kayıtlarını koruyun.
  • Kullanılmayan izin günlerini ve varsa izin formlarını listeleyin.
  • Fazla çalışma ve tatil çalışmasını gösteren hukuka uygun kayıtları ayırın.
  • İşyerindeki toplam çalışan sayısı ve kendi kıdem süreniz için mevcut bilgileri not edin.
  • İşe iade düşünülüyorsa bir aylık arabuluculuk süresini bekletmeyin.

Kısa cevap

İşten ayrılışta alacak hesabı ile işe iade yolu ayrı hazırlanır. Önce fesih tarihi, bildirim ve çalışma kayıtları güvenceye alınır. İşe iade ihtimali varsa bir aylık arabulucu başvuru süresi önceliklidir; anlaşmama hâlinde iki haftalık dava süresi ayrıca izlenir. Alacak ve tazminat davalarında da kural olarak dava öncesi arabuluculuk gerekir.

Resmî kaynaklar

İlgili okumalar